|
|
| UltraCrows Basın Açıklaması |
|
|
| 12 01 2009 | ||||
|
UltraCrows Basın Açıklaması Bir gün Nasreddin Hoca'nın eşeği çalınmış. Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış. Birisi : -Hocam demiş niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki? Bir başkası: -Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor? diye konuşmuş. Bir diğeri de : -Hocam demiş, kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nerden baksan dökülüyor. Hoca kızmış: -Yahu demiş, iyi güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok? Pazar günü oynadığımız Mağusa Türk Gücümüz gönyeli maçı öncesinde yaşanan olaylar ülkemiz basınınca yine çarpıtılarak ve yanlı olarak, sanki olayın tek kabahatlisi bizmiş gibi, kasıtlı olarak gösterilmeye çalışılmıştır. İbretle izlediğimiz bu haberlerin, maksadını aştığını düşünmekteyiz. Olayda Mağusa Türk Gücü taraftarı bir arkadaşımız yanında bir bayan arkadaşı ile maçı izlemeye gelirken, yirmiye yakın gönyeli taraftarı tarafından dövülmüştür. Yirmiye kadar, çünkü yirmiye kadar olmadan bir Mağusalı’yı döveceklerini sanmıyoruz. Olayın bu halinin bile, ne kadar insanlık dışı bir olay olduğunu hatırlatırız. Bizler, hiçbir zaman gergin bir ortam yaratmaya çalışmadık. Zaten buna da ihtiyacımız yoktur. Bizler, olayların kabaca bir yere gitmesini isteseydik, bunlardan çok daha fazlasını yapar, ‘dayak atma’ ya da ‘dayak yemenin’ nasıl bir şey olduğunu, hem siz sevgili basına, hem de ‘rakiplerimize’ gösterirdik. Ama bizler, en büyük ‘kavganın’ tribünde olduğunu bilenler ‘ve tribünü namus gibi görenler’ büyük tokadı her zaman tribünden attık. Dün de, Lefkoşa Atatürk Stadında, hem pankartlarımız, hem tribün şovumuz hem de maçtan sonra yaptıklarımızla bunun ‘belgesini’ ortaya koyduğumuzu düşünüyor. Tribünün ‘namusunu’ yitirenler, acı ezikliklerini ve aşağılık duygularını başka yerden çıkarmışlardır. Kimseyle bir hesaplaşmamız ya da intikamımız yoktur, en iyi cevabı yine Büyük Mağusa Türk Gücünün büyük taraftarı tribününde verecektir. Sevgili basın ve onun köşe taşlarına yumulmuş ‘her hadiseden’ başka bir ‘hadise’ çıkartarak ortamı germeye çalışanlar, önce dönüp kendilerine bakacaklar. Bizler, sizin hayal ettiğinizden ve gördüklerinizden daha ‘sakin’ ve ‘bilinçli’ insanlarız. Bunun bir adım fazlasını düşünmesek neler olacağını siz de kestiremezsiniz. Ama bizler ta en başından beri, yalnızca Mağusa Türk Gücümüze destek olmaya, onun yanında olmayı, birlikte yürümeyi esas amaç sayanlar olarak, dün de Atatürk Stadında yaptıklarımızın tamamı, bir tribün ‘hadisesidir’. Basınımızın, bu hadiseye, dikkatle bakmanın, ülke futbolunun daha ileriye gitmesi ve futboldan soyutlanan ülkemizin gelişimi açısından da daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Kim ya da hangi ülke, kendi tribününe bu kadar acımasız olabilir? Futbolun tek ve değişmez mihenk taşı olan tribünün, futbolun seyirlik ve eğlencelik kısmına kattığı şovlarla onu ‘güzelleştiren’ tribünlerden bu kadar korkmayınız. Çünkü bu kadar çok korkarsanız, elinizi de kalbinizi de korkak alıştırırsınız. Pazar günü Lefkoşa’da yaptıklarımız, kabul ediyoruz, tarihi ve anlamlı bir kayıt olarak unutulmayacaktır. Zira, yine bir ilke ve teke imza atan taraftarlarımız, Kıbrıs Futbolu jargonuna yeni bir şeyler daha katmıştır. Bu tribün o bayrağı sahanın ortasına dikerken ‘rakibine’ tribün dersi vermeye çalışmıştır, bunu yalnızca rakibimize yaptığımızı düşünüyorduk ama sanırım o bayrak yalnızca ‘rakibimize’ değil başka yerlere de dikilmiştir. Bunları anlamak ya da kavrayabilmek içinse, biraz da sizin emek göstermeniz, grubumuzu daha yakından tanımak, grubumuzla tanışmak gerektiğine inanıyoruz. Bu kadar şeyi bu ülkede tek başına ve en şık şekilde gösteren bir gruba, sanıyoruz ki başka ülkelerde ve basınlarında daha çok yer verilir, onların amacının ve isteklerinin ne olduğu konusunda onlarla iletişime geçilirdi. Bizi sevmek zorunda değilsiniz, ve böyle bir talebimiz kimseden de yoktur, ama anlamak zorundasınızdır. Bu tribün namuslu insanlarındır. Bu tribün Mağusa’ya aşık olanlarındır. Bu tribün adamdır. Bu tribün karşı tarafta kim olursa olsun, kendisine yumruğunu kaldırmadıkça ona tepki vermez. Bu tribün, tek başına bir adama yirmi kişi girmeyi erkeklik sanacak kadar kancık değildir. Bu tribün, sizlerin de artık görmesi gereken, anlaması gereken, futbolu ve oyunu güzelleştiren, Kıbrıs’ımızın en büyük ve en ateşli topluluğudur. Bu tribün, yarın bir gün bu Ada’da futbolun nasıl geliştiğine ve ilerlediğine dair küçük bir hikaye ya da belge arandığında, ‘taraftarlık’ açısından anlatılacak tribündür. Bu tribün, basınındır, bu tribün, rakiplerinindir, bu tribün sahadakilerindir, bu tribün başkanlarındır, bu tribün herkesindir, bu tribün Kıbrıs’tır! Bakmak yetmez, görmek de öyle, anlamaya çalışınız! Ama ısrarla her olayın sorumlusunu ‘şiddet’ ve ‘kavgacı’ diye göstererek grubumuza verenler, hırsızın ‘hırsızlığını’ unutmaktadırlar. Aynı olay, Mağusa’da gerçekleşmiş olsaydı ve altında bizim adımız olsaydı, sevgili basınımız, olaya yine aynı yerden bakabilecek miydi? Bu olay, UltraCrows’un dışında gerçekleşmiş, yazık ve aciz olanların yaptığı aleni bir terbiyesizliktir! Bizler ne maç boyunca, ne maçtan sonra, ne de maç esnasında, ortamı ‘çirkinleştirecek’ tek bir şey yapmadık. İyi bakarsanız ne kadar ‘güzelleştirdiğimizi’ siz de göreceksiniz. O zaman bakın artık! Olaydan sonra, hastaneye kaldırılan arkadaşımızla hem grubumuz tarafından hem de yöneticilerimiz tarafından her açıdan ilgilenilmiştir. Bu vahim olayı yaşamak zorunda kalan (ve yanında bayan arkadaşı olmasına rağmen bunu yapanların ‘adamlığını’ ve ‘insanlığını’ nasıl tahayyül ediyorsunuz acaba merak ediyoruz) arkadaşımıza geçmiş olsun diyoruz ve acil şifalar diliyoruz. Son ve yeniden vurguluyoruz ki, bizim kavgamız tribündür. Tribünde namusunu kaybedenler, aciz kalanlar ve artık büyüklüğümüz karşısında kendileri bile diyecek kelime bulamayanlar; kendi ezikliklerini ve acizliklerini taraftarın gerçek yeri ve evi olan tribünde aramasını diliyoruz, ve bunu yapanları sonsuza kadar tribünlerin dipsiz ve kara çukuruna gömüyoruz. Sizlere ve yaptıklarınıza yakışan budur! Sizler, tribünün ahlakını ve erdemini bilemeyecek kadar ufak ve küçücük insanlarsınız! Artık tribünlerinizde birbirinize, kendi bayan taraftarlarınızı da bu olayı anlatarak, kendinizi ve adamlığını aklamaya çalışırsınız! Biz herkese en büyük tokadı ve dayağı Lefkoşa Stadının ortasına Mağusa Türk Gücümüzün şanlı ve büyük bayrağını dikerek yaptık. Bu, bizim tribünün atacağı en büyük dayaktır. Eğer sizler de bundan rahatsız olduysanız, UltraCrows olarak hepinizden özür dileriz ve daha çok dayak yiyeceğini söyleyeceğiz. Saygıyla. UltraCrows Görüntüleme sayısı: 257
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |
||||