K.K.T.C. Polis'ine uzanan eller kırılsın!!!
KORKAKLAR İÇİN ERDEMLİ BİR YAZI
 

    Susmanın en büyük erdem olduğunu ve senin söylediklerini de pek kimsenin umursamayacağını hatta hiç ciddiye alınıp şu meşhur ve maruf spor yazarlarımızın ve onların kanallarının ve yine Lefkoşa Medyasının pek konuştuklarımızı dinlemeyeceği bir yazı olduğunu bildiğimiz halde, söyleyeceğiz.


    Çünkü susmanın erdem olduğu kadar konuşmamanın da korkaklık olduğunu biliyoruz. Korkaklık oluyor, çünkü nedendir ne zaman ahkam kesmeye, yalanlarına aşikar bir zafer aramaya çalışanlar için, öyle değil de böyleymiş gibi yapmak isteyenler için daima korkakça şeyler yazıldı, evet, bizim buralar için.


    Hiç cesur olmadığınızı bildiğimiz halde, sormayı korkmamak ve erdem saydığımız birkaç şeyin altını çizmek lazım. Televizyon kanallarında, ki ne zaman Mağusa’da olsa bas bas bağıranlar ve her türlü adı bize yakıştıranlar, şimdi bu taraftar grubunun işledikleri pislikler karşısında ne diyecekler acaba? ’UltraCrows sevimsiz oluyor bu hareketleri yaptıkça’ diyenler, düne kadar kardeş kulüp seçip birbirine çiçek verip, yalandan tribün oyuncuğu oynayan çocukların yaptıklarını ne olarak görecekler?Yoksa onların adı olunca ‘çocuklar bir yaramazlık yaptı’ deyip üstünden mi geçeceksiniz?  


    Çünkü doğru ya, her pislik ve terbiyesizce hareket Mağusalınındır. Bu sevimli, dostane, statlarınızı ve manşetlerinizi cicili bicili süsleyen çocuklarınıza ne oldu da birden her türlü çirkinliği ve pisliği yapabildiler? Yazacak mısınız? Erdemli bir insan gibi ve korkmadan. Diyecek misiniz?

 

    Bakın size yardım edeceğimiz birkaç soru daha : Devletin stadının koltuklarını kırmak, tahrip etmek, devlet malına suç değil midir? Değildir , değil mi? Ne alakası var. Uslu çocuklar onlar. Kendi sitelerinde uydurdukları bir ‘gerçek taraftar takımının yanındaki taraftar’ profiliyle her hafta sonu ülkemizin statlarını renklendirip güzelleştiriyorlar değil mi?

 

    Peki, ülkemizin resmi polisine, KKTC polisine vurmak suç değil midir? Yoksa çocukların üstüne çok geldiler, ne yapsınlar; meşru müdafaa mıdır diyeceksiniz? Dersiniz, zira korkaklar utanmadan derler. Çünkü onlar, bize benzemeye başladıklarından beri, bu ülkenin tribünlerinde dünyanın en büyük taraftar yalanını, Başkanı yönetimi camiası ve Lefkoşa Medyası; hepiniz kol kola verip, her hafta söylüyorsunuz. Ama bu defa söyleyemeyeceksiniz. Çünkü susarsanız korkaksınız!

 

    Çünkü susmayacağız, erdemli ve cesur insanlar gibi, devam edeceğiz, ediyoruz: Türk Ocağı kulübünün ve genç takımının on kişiden oluşan grubuna saldırmak suç değil midir? Yoksa cesur ve yiğitçe bir karşı koyuş muydu hepsi? Peki, zamanında bu ve buna benzer durumlardan stat kapılarında detektörlerle bizi arayanlar, sanki katilmişiz gibi her maçımıza yüzlerce polis gönderenler, hep Mağusa’da ve aleyhimize, hep de densizce hakem hatalarıyla kaybedip gıkımızı çıkaramadığımız için elini kolunu sallayarak sahadan çıkanlar, bu ve benzeri olay yüzünden suç duyurusunda bulunulup kendini nezarette bulanlarımız da olmuşken ve siz hepiniz sizler, kol kola, hiçbiriniz bunu yazmayıp hep bizim ne ‘caniliğimizi’ bıraktınız ne de ‘insanlığımızı’. Hep sevimsiz gösterdiniz. Güzelce duran onca şey yapmışken bizler, sizler hep bunları yaptınız da; bize benzemeye çalışanların sonra aynı bizim yaptıklarımızı yapınca da durmadan övdünüz onları.

 

    Peki olay ya da mevzunun illa Mağusa’da ve Mağusalı bir kişi tarafından gerçekleşmesi mi lazımdır suç olması için? Bu suçları işleyenler hakkında suç duyurusunda bulunulmayacak mı? Bu suçları işleyenleri bulmak zor mudur yoksa kimse televizyon izlemiyor mu?Antenleriniz, kalemleriniz, kameralarınız, programlarınız, köşeleriniz yalnızca Mağusa’da mı net çekiyor? Diğer yerlerde puslu mu görüntünüz?Hadi bu sefer hiç olmazsa, korkak mısınız yoksa erdemli misiniz göstersenize? Ama biliriz sizin ekranınızda ve gazetelerinizde bunların hesabı okunmaz.

 

    Peki, son bir soru da Futbol Federasyonu Kurumuna. UltraCrows’un en küçük hadisesini cezasız geçmeyen kurum şimdi bu durum karşısında nasıl bir tavır takınacak ? Geçtiğimiz yılda Gönyeli maçında hiçbir kavga olmadığı hale, sadece küfüre dayanarak, MTG'müze 5 maç ceza veren Futbol Federasyonu birkaç genç çocuğa saldıran bu cani gurubun işlediği suça seyirci mi kalacak ? Yoksa ibretlik bir ceza verilecekse sadece Mağusa takımının mı ibret olması gerekiyor ?

 


    BUNLARIN HİÇBİRİNİN CEVABI OLMAYACAK BİLİYORUZ.
    AMA BİZ SÖYLEMİŞTİK DEMEYİ SEVİYORUZ YAŞANMADAN EVVEL YAŞANILACAK OLAN.
    AMA İNSANIN AKLINDAN TÜRLÜ ŞEYLER GEÇMİYOR DEĞİL.
    BİZ UTANIYORUZ DERKEN BUNU DEMEK İSTİYORDUK İŞTE.
    BİZ KARDEŞ KULÜPLERİNİN DEPLASMANINA GİTTİKLERİ GİBİ MAĞUSAYA DA GELMELERİNİ BEKLİYORUZ DERKEN DE BUNU DİYORDUK, BİRİLERİNE.
    HALA BAKIYORUZ VE HALA UTANIYORUZ…
    VE SON OLARAK DİYORUZ Kİ; ON KİŞİLİK GENÇ TAKIMDAN  DAYAK YİYEN TARAFTAR GRUBU HANGİ AKLA SIĞINIRAK MAĞUSA'YA GELME CESARETİNİ GÖSTERECEK ACABA…

 

 

    BİR DE PARALARI YOK DİYE OCAK KULÜBÜ BAŞKANI İNDİRİM DE YAPMIŞ ZAVALLILARA. 20 YTL'LİK MAÇA 10 YTL'DEN BİLET KESMİŞ BU TARAFTAR GRUBUNA ACIDIĞINDAN DOLAYI. PARANIZ YOKSA MAÇA GİTMEYİN KARDEŞİM, YA DA MAÇIN SONUNDA YAPTIĞINIZI BAŞTAN YAPAYDINIZ DA BİLETÇİ ADAMI DÖVÜP SAHAYA GİREYDİNİZ.

 

    OCAK KULÜBÜ BAŞKANI SAYIN ALİ HOCA BUNLARA İNDİRİM DEĞİL BİNDİRİM YAPMASI GEREKTİĞİNİ MAÇIN SONUNDA ANLAMIŞTIR HERHALDE.

 

    BU ARADA TV GÖRÜNTÜLERİNDEKİ O POLİS MEMURUNUN ELLERİNE SAĞLIK, ELİNİN TERSİYLE DÖRT (SAYI İLE 4) TANE BALIK BEYİNLİYİ TOKATLADIĞI İÇİN.     

Yorumlar (5) | Görüntüleme sayısı: 661

 
Her Şey İçin Herkese Bir Yanıt!

    Kaç gündür bekliyoruz, bir yerlerden akıllı bir ses çıkar da; bu akordu bozuk ayarı olmayan hem de detone bir sesle "onurlu takımlarının gururlu futbolcularını" ve "haşmetli taraftarlarının dostluk fotoğraflarını" "kardeşlik mesajlarını" ve "taraftar olmanın dokuz ışığını" bir yere koyar diye...

    Yazdıkları bozuk Türkçe'yi aldırmaksızın sitelerine monte edip sonra bizler "montede teşbih olmaz ama Türkçe'de hata var" dediğimiz için hemen yazılarını Türkçe Öğretmenlerine gösterip değiştirenlerin yazdıklarının tek bir harfini ciddiye almıyoruz elbet. Almayacağız da. Çünkü aptalı önemli kılan önemsendiğini hissetmesidir. Çünkü bütün aptallar bulundukları yere, tarihe ya da hayata bir şey katmak istemezler. Onlar önemli hissedilmeyi hissetsinler yeter.

    Onlara önemli olduklarını hissettirmeyeceğiz...

    Çünkü daha düne kadar, ülkemin hiçbir yanında hiçbir takımın taraftarı bırakın deplasmana gitmeyi, kendi sahasındaki maçlarda bile takımını desteklemeye gitmezken biz oradaydık. Yani siz daha orada oynanan oyunun ne maksata geldiğini onun hangi sevgiyle aşk ettiğini bilmezken biz orada oluyorduk. şimdi aptallar sürüsünden "Takım Nasıl Tutulur" sözünü öğrenecek değiliz..

    Çünkü yalnız siz değil, yalnızca sizler değil, bu ülkede söylenecek bütün sözleri çok önceden söyledik biz.

    Atkıyla maça gitmeyi de. bayrağı sallamayı da. Sırtına Türkiye takımlarının formasını değil de kendi takımının formasını giyip maça gelmeyi de. birlikte omuz omuza tezahurat yapmayı da...meşela yakmayı da. Tribünde bayrak açmayı da. Pankart yapmayı da....

    Maçtan sonra galibiyet sevincini kutlarken sitelerine (aynen yazıldığı gibi aktarıyorum)redandwhıte kombüne türbin'in golden sonra nasıl sevindiğini söyleyenler ancak taraftarın namusu ve mabedi olan tribüne (doğrusu itinayla böyle yazılır çocuklar) ihanet ederler. ve hangi salağın parçalı ürünüdür ki; ülkemde hangi stadyumda kombineli tribün mevcuttur ki, bunu yazma deyyusluğunu gösterebilir?

    Fakat bunun için en güzel sözü Einstein demiştir:"İki şey sonsuzdur, insanoğlunun aptallığı ve evren. Fakat ikincisinden o kadar emin değilim." Bizim de üstüne ekleyeceğimiz bir şey yoktur.

    "Ey Zavallılar" demekse en fazla kendi zavallığının bilincinde olup "üzerine yapışmasından korktuğu zavallılığı" başkasının üstüne atmanın korkusudur. Çünkü yalnızca aptallar korkarlar. Çünkü aptallar için bir yazı yazdığınızda şunun bilincini yaşarsınız, muhakkak ki başka bir aptalın yaptığı gibi bu yazıdan hiçbir şey anlamayacaktır...

    Çünkü biz hiç sevmediğimiz bir yerden hiç sevimli olmayan bir skorla döndük ve düzzihin usuyla düşündüğümüzde "bravo çocuklar" "helal size çocuklar" "yine de yanınıdayız" demek ancak bir aptalın (evet sizden bahsediyoruz) diyeceği laftır. Zavallıksa, farkında olmamaktır.

    Farkındayız çocuklar bizler?Mağusa'nın daima ve her yerde "en büyük" ve "büyüklükte tek olmasının" farkındayız, çünkü biz Mağusalı olmakla her zaman ve her yerde duyduğumuz "onur" ve "gurur" başkalarının aşikar olduğu zavallılıktan daha önemlidir. bunun arasındaki farkı tartmadan anlamadan da "Ey Zavallılar" demek en büyük zavallılıktır...

    Ne farkeder ki. Adamın sevdiği namusu gibi bir şehirse adamın sevdası armaya renklere formayaysa adamın sevdası Mağusa geçen her yere ise.

    Nerenizle nasıl okudunuz yazıyı bilmiyorum ama bulunduğunuz mevkiye Milli Eğitim Bakanlığı'nın müsaadesiyle yeni bir Türkçe Öğretmeninin atanmasını arz ediyorum. Zira yazdıklarınızı başarısız bir edebiyat parçalama sevdasıyla düzelttiği gibi okuduğunu da Türkçe anlamamaktadır. Zira o yazıda demek istediğimiz şudur ki; ne yönetimi ne Başkanı ne Futbolcusu herkes gider biz kalırız. elbette şu an ortada bir sorun (büyük Mağusa Türk Gücü ülküsüyle birebir örtüşmeyen)varsa taraftar onun karşısında olacaktır. Sevdamızın kaç maça tekabül ettiği ya da nasıl sevdiğimizi bu şehri (biz şehri diyoruz ne garip siz takımı) sizden öğrenecek değiliz..
Çünkü o kadar zavallı değiliz henüz...

    Namus, şeref, Gurur, Sevinç, Hüzün,Berraklık, Büyüklük,Heyecan, Tutku, Özveri, her an değişebilmesi muhtemel durumlardır çocuklar. Tarih bilinci esastır ki; kahraman olanları hain hainleri kahraman yapmıştır. Bugün asla yarının öyle kalacağını göstermez. Ve her gün -kimbilir- yeni bir devrandır.

    Esas olan şudur yani, zavallı olmamak şudur; şerefini, Namusunu, Gururunu, Büyüklüğünü ve neyse onun adı işte bir armaya, bir formaya, bir isme, hepsinden büyük olduğunu bilip vermektir.

    O da ruh eder ki aptalların bileceği iş değildir.
    Zira "para" sevimsizdir ve o kadar "el değiştirir ki" (tıpkı iman gibi) yarın kimde olacağı belli değildir.
Yani çocuklar; o kadar da güvenmek o kadar da büyük zannetmek bazen müthiş bir zavallılığı gizlemek için bir perde olabilir insanda.

    Mustafa Kemal'in dediği üzere:"Büyüklük odur ki, hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü neyse onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır. Herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. Önüne sayılamayacak güçlükler yığacaklardır, kendini büyük değil küçük, zayıf, vasıtasız, hiç telâkki ederek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu güçlükleri aşacaksın. Ondan sonra sana büyüksün derlerse, bunu diyenlere de güleceksin.."

    Hepinize gülüyoruz. Hepinizin yaptıklarına bakıp gülüyoruz. ne sevmeyi biliyorsunuz ne de sevinmeyi. zaten ikisi içinde aşk gereklidir. Şimdi bu devran sizin. döndürün döndürebildiğiniz kadar. Şimdi bizden öğrendiğiniz, bizim size öğrettiğimiz ne varsa hepsini yapınız. Pankartlar açınız. Pankartlara yazılar yazınız. Bizden duyduğunuz tezahüratları söyleyiniz. Arkanızdaki "Lefkoşa Medyasıyla" yürüyün bakalım. Ne de güzel şeyler oluyor ülkemde...ve yaşadığımız çağa, bulunduğumuz duruma ne kadar da uygun sizin at koşturmalarınız...

    Hayır meydan boş değil. yalnızca meydanda bu kadar aptal ses varken bizim sesimize gerek yok. Çünkü bizim sesimiz gerçek bir ses olduğunda başkalarının sesi duyulmaz.

    Bu UltraCrows'un son yazısıdır. Bir sabah uyandığınızda bu ülkenin manşetlerini de tribün ahlakını da, efendiliğini de, namusunu da, futbolunu da, gururunu da değiştireceğiz....

    Şimdilik gidiyoruz. Çünkü yalnızca sizin taraftan değil elbette bizim buradan da kendi içimizden de "zavallı" olanların ve "korkanların" ve ne fena "aptalların" da olduğunu görüyoruz...


Bunu değiştirmedikten sonra bu meydanda zaten bizim sesimize gerek yok.
ama andımız olsun ki değiştireceğiz..
Eğer bu zavallılıksa bir daha söylüyoruz;
size söylüyoruz;
Lefkoşa Medyasına söylüyoruz;
Hepinize söylüyoruz;
Sizlerden Utanıyoruz...

Geri döndüğümüzdeyse hepinizi aynı yerde görmek İsteriz...

 

Mağusa Deplasmanına da sevgili kardeş kulüplerinizin yaptığı gibi GELMENİZİ bekleriz.

 

 

Yorumlar (2) | Görüntüleme sayısı: 373

 
Sizden Utanıyoruz !!!!

    Tarihinin en kötü maçını izleme şansızlığını yaşadık. Tarihinin en ağır yenilgisi bizim zamanımıza denk geldi. Hem de pek "sevgilisi" olmadığımız bir yerden. Hani bazı ölüm ilanlarına yaraşan "acımız sonsuzdur" gibi...

    Hiçbirimiz, hiçbir zaman, hiçbir yerde Mağusalı olmanın utancını böylesine yoğun yaşamadık. Çünkü Mağusalı olmak her zaman ve her yerde gurur verici ve en önde olan bir şeydi. Çünkü Mağusalı olmak hep yapılmamışları yapmak, olsa olsa ancak taklit edilebilen ve arkasında yürünebilen bir şeydi. Mağusalı olmak en önde olmak demekti zira.


    Hiçbirimiz, hiçbir zaman, hiçbir yerde Mağusa Türk Gücü'yü bu kadar aciz, bu kadar zavallı ve korkak görmedik.

    Hiçkimseyi suçlamıyoruz. Ama eğer ortada bir terbiyesizlik varsa sahadaki futbolculardan başkası değildir. Hiçkimseyi suçlamıyoruz. Ama keşke tribünlere bakarak oynasalardı şu futbol denen oyunu. Bizim kadar inansalardı. Hiçkimseyi suçlamıyorum. Ama "ruhunun" önüne "parayı" koyan her kimse, hele Mağusa taraflarında bir yerde ikamet ediyorsa onu Mağusadan kovmak önce UltraCrows'un görevidir.

    Ortada tarihinin en kötü skorunu almış bir takım var ve suçlusu da o ruhu sahaya veremeyen futbolcularındır.
Şimdi... Biz sizi affetsek bile emin olun ki tarih asla affetmeyecektir.

    Peki, UltraCrows için buraya kadar mıdır?
    Efsane dediğimiz o şey buraya kadar mı yazılmaktadır?
    Yoksa asıl şimdi mi başlıyor.
    Çünkü hiç bu kadar, evet hiç bu kadar dibe vurmamıştık. Ama dibe vurmanın en iyi tarafı daha da aşağısının olmamasıdır.     Ama o dibin yukarısı mutlaka vardır. Yani hepimiz için tam da zamanıdır. Evet işte en kötü olduğumuz yerdeyiz, bundan daha kötüsü olmayacaktır korkmayın ve en fazla birlikte olmamız gereken andır.

    Bu ayıba ortak olanlar tribünün önüne diz çökerek hepimizden özür dileyeceklerdir. Bizler onları asla affetmeyeceğiz. Çünkü boynumuza astıkları ayıp ömrümüz boyunca silemeyeceğimiz bir ayıptır. Ama özür dileyeceklerdir. Her maç durmadan tıpkı trübünlerde doksan dakika; beş dakika yorulmadan, durmadan koşan büyük taraftarına yakışır şekilde koşacaklardır. Bizler her maç, bundan sonraki her maç, onlara bakıp bu maç da özür dilediler, kazandılar deyip onları affetmeyeğiz. Bu ayıp değildir zira bu bir kirdir ve bu kiri hiçbirimiz temizleyemeyeceğiz.

    Sizleri artık alkışlamayacağız. Hiçbir maç sizi yanımıza çağırmayacağız. Sizlerin sırtınızdaki formaya ve renklere olan aşkımızla orada olacağız. Ama hiçbirinizi sevdiğimiz için değil. Ve siz sahada koşarken başınızı çevirip tribünlere baktığınızda kiri ve ayıbı göreceksiniz suratlarımızda. Her maç utanarak ve özür dilemek için koşacaksınız. Biz yine durmadan bağıracağız. MTG'mizin şarkılarını söyleyeceğiz hiç susmadan. Ama sanmayin ki size söyleyeceğiz...Armanız için, sadece armanız için....

    UltraCrows, dimdik ve sapasağlam,aynı azim ve hırsıyla yalnızca ve yalnızca Mağusa şehrinin ve takımının, renklerinin, armasının, formasının yanında olacaktır.

    Diskoya gidin, ava gidin, evinizde oturup Galatasaray ve Fenerbahçe'nin maçlarını görün. Ne yaparsanız yapın ama ya ruhunuzla sahaya gelin ya da bu kutsal formayı TERK EDİN.

 

Ruhla Oynadığınızda İse Bizim Nasıl Sevdiğimizi Anlayacaksınız!
 

Yorumlar (6) | Görüntüleme sayısı: 494

 
GELİYORUZ!!!
 
Şapkamıza, formamıza, bayrağımıza büründük geliyoruz..
Sevdamızla, ilkelerimizle, duruşumuzla geliyoruz..
Yaşadığınız yalan dünyaya inat..
İnancımızla geliyoruz..
Küfüre karşı olduğunu söyleyip,
En aşağılık pankartları açan ikiyüzlülere geliyoruz..
Ölüm Stadı manşetini atan ahlaksızlar sürüsü için geliyoruz..
Sözde 'adam gibi adam'lara karşı, geliyoruz..
Kara paralarını aklayanlar için geliyoruz..
Sesimizde tertemiz şarkılar, Yüreğimizde kor bir sevdayla..
Yeşille sarının buluştuğu yerde doğduk..
Mağusa çocuklarıyız,binlerce olduk.
Şimdi güneş doğduktan hemen sonra,
Yollara düşüyoruz bugün..
Yalanlarınızı silip üzerine adımızı yazmak için..
Saklanışlarınızı..
Bir tokat gibi yüzünüze çarpmak için geliyoruz...
Öğlen vaktine kalmaz oradayız..
Geliyoruz... Geliyoruz... Geliyoruz...   
 
 

Yorumlar (2) | Görüntüleme sayısı: 368

 
Başlıyoruz... KKTC 1. Futbol Liginde ilk hafta

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 1. Futbol Liginde ilk hafta yarın başlıyor. Mağusa Türk Gücü'müz yarın Lapta'da Lapta Spor Kulübü ile saat 15:30'da karşılaşarak sezonu  açacak. Maç gitmek isteyenler için saat 13:30'da kulüpden otobüs kaldırılacaktır.

    Hayırlı bir sezon ve sezon sonunda şampiyonluk için hep beraber başlıyoruz... 

Yorumlar (3) | Görüntüleme sayısı: 502

 
Kamp Günlüğü

    Bolu Gerede'de kampta bulunan takımımız bulundukları antreman ortamından sonuna kadar yararlanmaktadır. Takımımız yarın Süper Amatör liginden Yol Spor ile bir hazırlık maçı yapacaktır.

    Bu maç için çalışmalarına ara vermeyen takımımız, bugün Senegal'den gelen yabancı futbolcu Saleem'i yine bu maçta deneyecektir.

    Bu arada Hüseyin Sadıklar dün yapılan şut idmanında üst adelesinden geçirdiği hafif sakatlıktan dolayı bugün yapılan çalışmalara katılamadı.

 

    Kampta çekilmiş olan fotoğraflarımızı görmek için buraya tıklayın. 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 448

 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 34 - 44 Toplam 150